|
VİRANÎ
Diğer "ozan ve ulularımız" gibi Viranî Baba'nın da kimliği ve yaşamı hakkında, net bilgiler bize ulaşmış değil. Virani hakkında araştırma yapan ve deyişlerini toplamaya çalışan birçok yazarlar, onun Bektaşi ozanı olduğunu, Eğriboz adasında doğduğunu ve Hz. Ali (k.v.) sevdalısı olduğunu yazmaktadırlar. Viranî her ne kadar Balım Sultan'a ikrar verip Bektaşi dervişi olmuş ise de, Felsefi yönden "hurufi" felsefesinin tesirinde olduğu yazdığı deyişlerden anlaşılmaktadır. Bir örnek:
Ay yüzün harf-i bismillahımız Suretin Hak katm-i Beytullahımız Kâfi nun perdeyi ref eyledin Zâhir oldu künt ü kenzullahımız Ayn-ı zatın lâm ile ba'nın mânası Âşikâre gün gibi Allahımız Hal-i battın sûre-i Yasin'dir Uş sırat-el müstakimdir rahımız Ey VİRANİ perdedir eylediğin Gösterdiğin gün yüzün ey şahımız
Virani Baba'nın Karlıova'da Hafız zade Türbesinde bulunduğu bir sırada vefat ettiği ve orada defnedildiği kayıtlarda var ama, tarih belirtilmemiştir. Virani, XVI. asır şair ve ozanlarının bir çoğu gibi Arap ve fars dillerine hakim oluşu, deyişlerinde az söz ile çok şey anlatabilmektedir.Söyle ki:
Beri gel aşık-ı sadık mekânın lâ-mekân eyle Huzur-ı Hazret'e başın yolunda tercemân eyle ..... VİRANÎ âl-i Haydar'dan dahi maksuda dil verme Muradın dâr-ı dünyada hemen şah-ı cihan eyle
Ey Hak dostu!.. Dünyam alına "benim"dir deme Canını cânâna kurban edecek kadar fedekar ol VİRANİ Haydarı kerrar'dan başkasına gönül verme Dünyada murada ermek ister isen O'nu cihanın şahı bil. Çünkü, Hz. Peygamberimiz "BEN İLMİN ŞEHRİYİM ALİ İSE, KAPISI"dır. (Ali'ye ulaşmayan bana ulaşamaz) demek istedi. Bu sebepten dolayıdır ki, Hakk aşıkı/gönül erleri, Ali'y-yel Mürtaza'yı kendilerine rehber bilip O'nu "Şah"diye andılar ve yoluna baş koyup serinden oldular. "BİR ULU ŞEHİRDE DELLALLIĞIM VAR BEN DELLALIM BÂZARBAŞIM ALİ'DİR..." (F.E.)
|