"ON DÖRT MASUM-U PAKLARIN İSİMLERİ VE ŞAHÂDETLERİ"

(Kasım DOĞAN Dede)

----------------------------------------------------------------------------------------------------------------

“İMAM HÜSEYİN, ARAPLARDAN ÇOK TÜRKLER ve FARSLILAR TARAFINDAN SEVİLDİ”

(Rıza ZELYUT Araştırmacı Yazar)

----------------------------------------------------------------------------------------------------------------

“KERBELA BÜTÜN ADALETSİZLİKLERE YAKILIŞ AĞITTIR”

(Prof. Dr. Alemdar YALÇIN)

----------------------------------------------------------------------------------------------------------------

“HZ. HÜSEYİN’İN KIYAMI, İSLAM'DA BÜYÜK SAPKINLIKLARIN MEYDANA GELMESİNİ ÖNLEMİŞTİR.”

 

(İsmail ONARLI Araştırmacı Yazar)

----------------------------------------------------------------------------------------------------------------

 

 

BU BİR VEDADIR

 

Bu Kerbu beladır

Sıcak bir çöl birkaç çadır

Çocuklar susuz ağlıyor

Analar ağıt yakıyor

 

Mevla Hüseyin Mevla Hüseyin

 

İşte kıyamet kopacak

Ümmet imansız kalacak

İman etmiş yüreklerde

Şimdi bir tufan kopacak

 

Mevla Hüseyin Mevla Hüseyin

 

Şimdi Mecnun Leyla’sından

Şimdi pervane şamından

Ve Zeynep can Nigar’ından

Veda edip ayrılacak

 

Mevla Hüseyin Mevla Hüseyin

 

Tarihte en hazin sahne

İşte Hüseyin’in vedası

Yara dolu yüreğinde

Zeynep’in dinmez yarası

 

Mevla Hüseyin Mevla Hüseyin

 

Ben gidiyorum meydana

Düşman ile çarpışmaya

Ceddimin dini uğruna

Öz kanımda bulanmağa

 

Mevla Hüseyin Mevla Hüseyin

 

 

Bacı ben şehit olunca

Çok dövünüpte ağlama

Sabrınız çok olsun bacı

Emânet kalın Allah’a

 

Elvedâ Zeynep elvedâ

 

Zeynep bu susuz yavrular

Yavrusu ölmüş analar

Sana emanetim bacı

Yakınma çok sızlanma

 

Elvedâ Zeynep elvedâ

 

Acılar anası Zeynep

Hazin baktı kardeşine

Ey peygamberler vârisi

Kalbimin son tesellisi

 

Kardeş Hüseyin kardeş Hüseyin

 

Gücüm yok kırıldı belim

Git de diyemiyor dilim

Kardeş gitme bir daha dön

Seni son kez göreyim

 

Kardeş Hüseyin kardeş Hüseyin

 

Küçücük kızı sakine

Koşarak geldi Hüseyin’e

Açtı minik kollarını

Sarıldı ayaklarına

 

Gitme baba gitme baba

 

 

Bütün çocuklarla baba

Söz veriyoruz biz sana

Biz artık su istemeyiz

Su deyip seni üzmeyiz

 

Gitme baba gitme

 

Hüseyin elvedâ ediyor

Gökte melekeler ağlıyor

Düşman Hüseyin’i bekliyor

Zeynep ölümden dönüyor

 

Eyvah Hüseyin eyvah Hüseyin

 

Zülcenâh’a bindi Hüseyin

Susuz yola düştü Hüseyin

Fırat uzaklarda bakar

Akar mahzun mahzun akar

 

Eyvâh Hüseyin eyvâh Hüseyin

 

Başına neler mi geldi?

Hüseyin’i kimler mi kesti?

Bunları bana sormayın

Nebî ağlar Zehra ağlar

 

Eyvâh Hüseyin eyvâh Hüseyin

 

Çadırlar nasıl yandı?

Başı kaç diyar dolandı?

Bunları bana sormayın

Kalem ağlar kağıt ağlar

 

Eyvâh Hüseyin eyvâh Hüseyin

 

Kan kılıca galip oldu

Kılıçlar kanda boğuldu

Hak müstahakkını buldu

Bâtıl düştü zail oldu.

Yakında görecekler nasıl bir inkılâp ile

Zalimler devrilecektir

Zalimler devrilecektir.     

    

                                  Derleyen: Hüseyin DOĞAN

                            Garip Dede Türbesi Kurum Dedesi

 

 

 

 

 

AH SENİN DERTLERİN İMAM HÜSEYİN

 

 

Müminlerin yaşın yaşın ağlatan
Ah senin dertlerin İmam Hüseyin
Kerbela çölünde kanı çağlatan
Ah senin dertlerin İmam Hüseyin

Şehit düştü İmamların şahbazı

Bu imiş taktirde yazılan yazı
Arşa çıktı Ehl-i Beyt'in avazı

Ah senin dertlerin İmam Hüseyin

 

İptida meydanı Hür Şehit açtı
Arştaki melekler kanlı yaş saçtı
Yetmiş üç pehlivan hep şehit düştü
Ah senin dertlerin İmam Hüseyin

 

İmam Zeynel kaldı Ali’den aslı

Şükür kesilmedi Muhammed nesli

Yüz yirmi dört bin Peygamber başı

Ah senin dertlerin İmam Hüseyin


Kana da boyandı nesl-i peygamber
Elinde Zülfikâr nerededir Haydar
Ağladı Hazreti Fatıma, Kanber

Ah senin dertlerin İmam Hüseyin

 

Lânet olsun ol Yezid’in canına

Kasdeyledi İmamların canına

Hasret kalan yâr-u hanümanına
Ah senin dertlerin İmam Hüseyin


Sefil Sıtkı şu gönlümün zârı var
Kerbela'da Ehl-i Beyt'in nuru var
On iki ayda kan ağlasam yeri var
Ah senin dertlerin İmam Hüseyin

 

                                             Sefil SITKI                

 

 

İMAM HÜSEYİN

 

Oturmuş Erenler yasını çeker

İmam Hüseyin’in yasıdır deyû

Durmayıp akıyor şehitler kanı

İmam Hüseyin’in kanıdır deyû

 

Lânet olsun ol Yezid’in canına

Kıydı Yezid İmam’ların kanına

Kesti başını götürdüler Mervana

İmam Hüseyin’in başıdır deyû

 

Hakk onarsın ol keşişin işini

Keşiş görmüş idi onun düşünü

Yedi bin altına aldı başını

İmam Hüseyin’in başıdır deyû

 

O güzel pirinden olmadı ferman

Ali’nin duası dertlere derman

Yedi oğlunu da eyledi kurban

İmam Hüseyin’in başıdır deyû

 

Pir Sultan Abdal’ım ettiler cefâ

Umarım Yezid’ler sürmesin sefâ

Traş olmadı Muhammed Mustafa

İmam Hüseyin’in yasıdır deyû

 

                        Pir Sultan Abdal

 

 

 

KALK GÖNÜL GİDELİM HÜSEYN’E DOĞRU

 

 Evvel baştan Muhammed'e salavât.
Gönül kalk gidelim Hüseyn'e doğru.
Ecel gelmiş pervaneler dönmeye,
Kalk gönül gidelim Hüseyn'e doğru.

Hasan’la Hüseyin, Ali'nin oğlu,
Şehidler yoluna giderler doğru.
İmam Zeynel, İmam Hüseyn oğlu,
Kalk gönül gidelim Hüseyn'e doğru.

Muhammed Bâkır’ın aldık keremin,
Cafer-i Sâdık'ın sürelim demin
Mûsâ Kâzım alsın gönlümüzün gamın,
Kalk gönül gidelim Hüseyn'e doğru.

İmam-ı Rızâ'dan ola inâyet,
Takî’den Naki’den ere hidâyet.
Hasan-ül Askeri Şah-ı Velayet,
Kalk gönül gidelim Hüseyn'e doğru.

ŞAH HATAYİ’m der beri gel aman,
Müminin kalbinden çıkmasın iman.
Âhiri zamanda Mehdi-i Zaman
Kalk gönül gidelim Hüseyn'e doğru.

 

 

                                              ŞAH HATAYİ

 

Muharrem Orucu ve Aşure

 

            Alevi dünyasında Muharrem ayı yas-ı matem ayı olarak bilinir. Muharrem ayı İmam Hüseyin ve aile yakınları Kerbela’da susuz bırakılıp şehit edildikleri aydır. Hz. Muhammed ve Hatice-i Kibriya’nın göz nuru Fatime anamızın ciğer paresi şehidi şudanın, Alevi yolunun serveri İmam Hüseyin ki Hz. Muhammed onun ağladığını görünce Fatime’ye; kızım Hüseyin’imi ağlatma, onun ağlaması ciğerimi yakıyor, der. Muharrem ayı öyle bir ay ki Ehl-i beyt’in kan ağladığı aydır.

        Şura süresi 23’üncü ayette Ehl-i beyt hakkında şöyle diyor;

             Ey habibim sen sana inananlara de ki; ben size getirdiğim bu Hakk dini için hiçbir ücret istemiyorum. Yalnız ve yalnız Ehl-i beyt’ime sevgi ve bağlılık istiyorum. Hz. Muhammed’in Ehl-i beyt’ini kendine öncü bilen Anadolu Alevileri Kur’an’da Ehl-i beyt hakkında vermiş olduğu ayetler ile Alevi İslam inancında yerlerini açıkça belirtmektedir.

        Hz. Muhammed buyuruyor ki;

             Ehl-i beyt’imi seven beni sever, beni seven Hakk’ı sever, Ehl-i beyt’imi sevmeyen beni sevmez, beni sevmeyen Hakk’ı sevmez. Allah’ım Ehl-i beyt’imi seveni sevesin. Size paha biçilemez iki kutsal emanet bırakıyorum; biri Hakk’ın kelamı Kur’an diğeride Ehl-i beyt’imdir. Bunlar asla birbirinden ayrılmaz, kıyamette birlikte bana gelirler. Benim Ehl-i beyt’im Nuh’un gemisi gibidir. O gemi ile gidenler selamete çıkarlar, gitmeyenler ve karşı duranlar ise delalette kalırlar.

        Muharrem hicri yılı yılbaşı:1426

             Hicri kamer takvimi Hz. Muhammed’in Mekke’den Medine’ye göç etmesinin tarihi başlangıcı olarak kabul edilir. Hicri takviminde de bir ay, ayın dünyamızın etrafında bir defa dönmesidir. Bu dönüş ortalama 29,5 gün tutar. Bu hesaba göre hicri takviminde miladi takviminin aksine bir yıl 354 gündür. Miladi takvimden 11 gün eksik olması hicri yılbaşı ayı olan Muharrem ve 12 İmamların orucu her sene 11 gün önce gelir.

            Muharrem ayı kutsallığı çok eski çağlara dayanır. İslamdan önce Arap, Acem ve Fas milletleri tarafından Muharrem ayının 10’uncu günü kutsal bilindiği için oruç tutarlarmış. Hz. Muhammed ve İmam Ali’de 10 Muharrem’de oruç tutup aşure ile oruçlarını açarlardı.

        Muharrem ayının kutsallığı Hz. Muhammed’den şöyle rivayet edilir;

 

1.)Hz. Adem’in iki tövbesinin kabul edildiği gün.

2.)Hz. Musa Fravun’un şehrinden kavmini esaretten o gün kurtarmıştır.

3.)Hz. Nuh’un gemisi o gün karayı bulmuş ve tufandan kurtulmuştu.

4.)Hz. İbrahim’in Nemrut’un ateşinden o gün kurtulmuştur.

5.)Hz. Eyüp o gün dertlerine şifa bulmuştur.

6.)Hz. Yunus o gün balığın karnından çıkmıştır.

 

            Bilinen ve bilinmeyen bir çok hikmetler murat bulmuş. İşte bunun içindir ki Hz Muhammed ve İmam Ali Muharrem ve Aşure orucunun peygamberler tarihindeki bu kutsallığına bir de İmam Hüseyin’in 10 Muharrem’de şehitliği karşısında Muharrem orucu ve Aşuresinin Hz.Muhammed ve İmam Ali’yi ve Ehl-i beyt’i seven, can-ı gönülden bağlı olan Anadolu Alevi toplumu için daha da değer biçilmez bir kutsallık kazanmıştır. O gün ilahi nurun sevgisini taşıyan hiçbir Alevinin yüzü gülmez, gözleri yaşlıdır.

            Aynı zamanda bu inanç ve itikata bağlı olan Alevi canlar Kerbela faciasında İmam Zeynel Abidin’in sağ kalmasıyla Ehl-i beyt soyunun dünyada devamına karşılık Muharrem’in 1’inden 12’sine kadar şükran orucu tutarlar. Peygamberlerin Muharrem’de selamet bulmaları ve İmam Zeynel Abidin’in Kerbela faciasından sağ kurtulmasına şükredilerek tutulan oruç ibadettir, nefsini islah etmektir. Kerbela’daki şehitlerin ve İmam Zeynel Abidin ile develer üstünde çıplak, aç, susuz Şam’a götürülürlerken Ehl-i beyt çocuklarının yas-ı matemidir.

            İmam Ali ile İmam Hüseyin’i şehir ettiler. İmam Hasan’ı zehirlettiler. 8 İmamı da ( İmam Zeynel-i Abidin, İmam Muhammed-i Bakır, İmam Cafer-i Sadık, İmam Musa-i Kazım, İmam Rıza, İmam Muhammed-i Taki, İmam Ali el Naki, İmam Hasan bin Ali Askeri) İmam Muhammed’i Mehdi sahip zaman da 11 yaşında iken sır oldu.

 

—Oruç tutulduğu günlerde düğün, eğlence yapmamak,

—Traş olmamak,

—Cinsel ilişkiden kaçınmak,

—Can taşıyan herhangi bir canlıyı incitmemek,

—Dünya zevk ve sefasından uzak durmak,

—Et ve yumurta yememek,

—Su içmemek (su yerine diğer sıvı içecekler tüketilmeli, çay içilebilir)

 

            Yas-ı Matem-i Muharrem orucu, Kurban Bayramı’nın başladığı gün dahil, 20 gün sayılır ve 21’inci gün olan güne denk gelir. 12 gün tam oruç tutulur, 13’üncü gün aşure pişirilir, aşure piştikten sonra bütün aile fertleri saat 12:00 ‘ye kadar oruç tutulur ve saat 12:00 ‘de aşure ile oruçlarını açarlar. Ailede çoluk çocuk herkes saat 12:00 ‘ye kadar oruçludur ve o gün bir tam sayılır. Hazırlanan aşure bütün köylüye, mahalleliye, komşulara dağıtılır. Evlenmiş ayrı yaşayan her Alevi Ailesi aşure pişirir.

 

Oruç tutan bütün canların Cenab-ı Allah oruçlarını kabul etsin.

  

                                                                                                                                 Hüseyin Doğan

                                                                                                                         Garip Dede Türbesi

Kurum Dedesi

 

index

 

    
    

TÜM HAKKI GARİP DEDE TÜRBESİ YÖNETİM KURULUNA AİTTİR İZİNSİZ KOPYALANAMAZ