“Cennet anaların ayağının altındadır.”

                                                                           Hz. Muhammed

 8 Mart’ın Dünya Kadınlar Günü olarak kutlanması, uluslar arası düzeyde kabul gören bir hal alması 1970’lere rastlasa da bu tarihe kaynaklık eden olay ve dünya kadınlarını ortak bir gün kutlama istekleri 1800’lerin ortasını bulur. Bir tekstil fabrikası da çalışan kadın işçiler daha iyi çalışma koşulları emeklerinin karşılığında hak ettikleri ücret ve daha iyi bir yaşam için mücadele vermekteydiler ama bunca yıllık mücadeleye rağmen elde edebildikleri hakları yok denecek kadar azdı. 8 mart 1908 günü haklarını alabilmek için greve gittiler. Ancak patronlar zalim bir şekilde müdahale ettiler. Greve giden kadınlar, fabrika binasına kitlendiler. Bunun amacı grevin diğer fabrikalara sıçramasını engellemekti. Ancak beklenmedik talihsiz bir olay oldu ve fabrika yanmaya başlar. Ne yazık ki yangından kadın işçilerin çok azı kurtulmayı başarır. Yanan fabrikadan kaçmayı ve fabrika çevresindeki barikatları aşmayı başaramayan 129 kadın feci şekilde can verir.

            Alevilikte kadın önemlidir. Kadın her zaman erkekle eşit konumdadır. Öyle ki  ibadetlerimizde kadın erkek yan yana ibadet ederiz. Çünkü biliriz ki hak katında cinsiyet sorulmaz.

            “ Alevi düşüncesinde kadın erkeğin gerisinde değildir. Onun eşi, eşitidir.gerek iş hayatında gerekse güncel hayatta kadın erkekle birliktedir ve aralarında her zaman bir eşitlik söz konusudur. İbadette ise, Alevi insanı ehlibeyte ve On İki İmama sadık kalarak, kırklar ceminde olduğu gibi, Fatımatı  Zehra ve Ali yel Mürtaza, İmamı Hasan ve İmamı Hüseyin beraberce halka namazı kıldılar…

            Hz. Muhammed Mustafa bilindiği gibi bir hadisinde “Cennet anaların ayağının altındadır.”

            Hacı Bektaş Veli de, “Aslanın erkeği aslanda, dişi aslan değil mi?” diye buyurmuştur.

            Ahzab suresi ayet 59 181  dayanak gösterilerek kadınların örtülmesi gerektiği görüşünü kesin bir dille reddederiz ve aynı şekilde Nisa süresi 129-130  182 da çok açık bir şekilde belirtildiği gibi birden fazla kadınla evliliği de kabul etmeyiz.”(1)            

          Erkek dişi sorulmaz, muhabbetin dilinde,

            Hakkın yarattığı her şey yerli yerinde

            Bizim nazarımızda, kadın erkek farkı yok

            Noksanlık eksiklik senin görüşünde…

                                                       Hacı Bektaş Veli

 

         İşte bu duygu ve düşünceler içerisinde her yıl 8 mart günü dünya kadınlar gününü düzenlediğimiz etkinliklerle kutluyoruz. Ancak analarımızı bacılarımızı eşlerimizi sadece bir gün değil her gün el üstünde tutuyoruz. Kadınlara karşı olan şiddeti kınıyoruz.

         Senaryodan oyunculara sahne düzeninden dekorlara kadar tüm hizmetlerini Garip Dede Gençlerinin üstlendiği tiyatroda her yıl farklı bir oyun sergiliyoruz.

 

 

 

 

2005 Yılında Düzenlediğimiz Kadınlar Günüyle ilgili "Her zaman bir umut vardır" adlı oyundan bir sahne.

 

 

 

Kadınlar Günü

Pazar günü, Küçükçekmece'deki Garipdede Türbesi Derneği'nin düzenlediği bir toplantıya katıldım.

Garipdede, İstanbul'da yatan evliyadan bir gariptir.

Bu bölgedeki Alevi vatandaşlarımız bu türbeye sahip çıkmışlar. çevresini düzenleyip orasını çağdaş bir ziyaret yeri haline getirmişler.

Dernek yönetimi sadece türbe ziyaretini düzenlemekle yetinmiyor. Burada gençler için değişik kurslar açılıyor. Bilgisayardan tutun da elişlerine ve muhasebeye kadar isteyen herkese bedava kurs veriliyor. Yönetimi oluşturan insanlar da son derece kibar ve saygılı...Türbede dini işleri gerçekten bilgili bir insan olan Ali Rıza dede yürütüyor.

***

Garipdede Türbesi Derneği, insanlarımıza çağdaş yaşamı aktarmak ve onları yönlendirmek için toplumsal işleri de gündeminden indirmiyor. Bu nedenle Dünya Kadınlar Günü'nü anmak için pazar gününü değerlendirdiler.

O gün, Alevi kökenli kadınlarımıza seslenerek uzunca bir konuşma yaptım. Onlara söylediklerimden bazıları özetle şunlar oldu:

·        Alevi kadını evinin sahibidir. O, evine ve çocuklarına sahip çıkmak zorundadır. Çocuklarınızı sokağın tehlikelerine bırakmayın, onları bütün gücünüzü zorlayarak okutun. Çünkü Aleviliğin büyük önderleri bizlere hep 'İlim öğrenin' diye öğüt vermiştir.

·        Alevilik, İslam dininin bir ulu koludur. Çocuklarımızı ve gençlerimizi bazı odaklar inançsız yapmaya ve böylece kullanmaya çalışmaktadır. Bunlara karşı analar mücadele etmelidir. Biliniz ki inançsız toplumlar, inançlı toplumlara yem olmuşlardır.

·        Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran güçlerden birisi de Aleviler'dir. Biz bu cumhuriyet için can verdik. Fakat ne yazık ki kendimizi devletin dışında tuttuk, küstük, kızdık. Kurduğumuz cumhuriyetin bizler çilesini alırken, cumhuriyete karşı mücadele edenler sefasını aldı ve alıyor. Öyleyse analar olarak sizler çocuklarınıza artık şunu diyeceksiniz: Bundan sonra bizler, Türkiye'nin külfetlerine değil nimetlerine ortak olacağız. En iyi biçimde yaşamak siz anaların ve çocuklarınızın da hakkıdır. Çağdaş kadın, işte bu iyi yaşama hakkını demokratik yollardan arayan ve alan kadındır.

·        Bugün büyük şehirlerdeki Aleviler, çoğunluğu Sünni olan bir ortam içinde yaşamaktadırlar. Öyleyse Sünni komşularınızla ilişkileri düzünlemek de daha çok kadınlarımıza düşmektedir. Bugün, şehirlerde Sünniler'le dostça yaşamak temel amacımız olmalıdır. Biliyorum ki Sünni vatandaşlarımızın büyük bölümü Alevilik ve Aleviler hakkında bilgisizdir. Onların yanlış kanaatleri vardır. İşte o komşularınızı eğitmek de size düşmektedir. Kavga ve çatışma yerine hoşgörü ve işbirliği Alevi kadınına yaraşan tavırdır. Biz zaten tarihte de hep böyle davrandık. Hazreti Ali, 'Bir kere zalim olmaktansa bin kere mazlum ol!' derken bunu vurgulamıştır. Tarihimizi unutmayalım ama hep de tarihin olumsuz yönünü öne çıkarıp kendimize ağlamayalım. İşbirliği, hoşgörü ve Türkiye'nin nimetlerinden faydalanma tavrı, çağdaşlığın temel şartıdır. Çevreyle uyumlu ve çevrenin imkanlarını kullanan bir Alevi kadını özlemimizdir.

***

Bir zamanlar Türk kadını, devleti bile erkekle birlikte yönetme hakkına sahipti. Han kadar Hatun'un da sözü geçerliydi. Sonra erkek, kadını peçeye sokup kafes arkasına kapattı. Atatürk ve arkadaşlarının kurduğu bu güzel cumhuriyet kadına yeniden eski önemini verme kararı aldı. Alınan yol çoktur ama yeterli de değildir. Kadınlarımız bilinçlendikçe bütün günler onların günü olacaktır.

Rıza Zelyut

Akşam 10.3.1999