|
HIZIR ORUCU
Hızır orucu eski (Rumi ) takvimine göre, 31 Ocak ile 1 ve 2 şubat günleri 3 gün olarak oruç tutulurdu. Ancak cumhuriyetten sonra yürürlüğe giren (Miladi) takvim gereği , 31 ocağın rastladığı 13 Şubat günü oruca başlamak gerekiyor. Miladi 13-14-15 şubat günleri oruç tutuluyor... Bu konuda günümüzün sorunu şu: Geleneğimize göre; “oruca Salı günü başlayıp perşembe günü bitirmek ve perşembeyi cumaya bağlayan akşam da kurbanlar tığlayıp lokmalar infak ederek, CEM olup ibadet yapmak gerekiyor" Ancak 13 şubat her yıl salıya rastlamamaktadır. Bu geleneğimize uyup uymamak konusunda net bir şekilde genel karara varmak gerekiyor. Bu da vakıf ve derneklerin görüş birliği içerisinde hareket etmeleri bağlılığına dayanmaktadır. Temennimiz dernek ve vakıf yönetimleri ileriki yıllarda bu önemli sorunu ele alıp gereğini yaparlar. KUTSAL KİTABIMIZ Kur’anın KEHF (mağara) suresi, (60. âyetinden 82. ayetine kadar) Hz. HIZIR’ı “kullardan bir kul” olarak tanıtıyor... Hz. Musa ile Hz. Hızır tanışıp yolculuk yaptığını anlatan bu ayetlerdeki “kıssa”, bize “ledün ilmi” hakkında derin anlamlı mesajlar getirmiş oluyor. MECME-AL BAHREYN (iki denizin birleştiği yer) denilen yerde buluşan Hz. Hızır ile Hz. Musa yaptıkları kısa yolculuk sırasında Hz. Hızır, geleceği bakımından hayırlı işler yapmış, fakat Hz. Musa, yapılan işlerin geleceği bakımından bilgi sahibi olamadığı için, Hz. Hızır’a hep karşı çıkmış ve daha fazla arkadaşlık edemeden ayrılmışlar: ( Adı geçen KEHF suresinin 60’dan 82’ye kadar olan ayetlerinin dikkatle okunmasını tavsiye ederiz.) Hızır orucunda, muharrem orucu gibi su perhizi yoktur. Yani akşamlar yemekle beraber su da içilir. Et yemekleri yenilir. Ancak, yatarken “Allah rızası için hızır orucuna” niyet edilip yatıldıktan sonra, kalkıp yemek yenilmez.
Hızır orucunda şöyle bir inanç da gelenek halindeydi: Bekâr gençler üç gün oruç tutar ve su içmezlerdi. Orucun bittiği günün gecesi, rüyasında kendisine kim su verirse o gençle evleneceğine inanırlardı. Şimdiler bu inanç sürdürüldüğüne pek rastlamıyoruz. Diğer birçok geleneklerimiz gibi bu da unutulur oldu.
Hızır orucunun bitiminde Allah rızası için birçok hayr-hasanet yapılır. Fakat en özel yapılan Hızır aşı, “KAVUT” aşıdır. Bazı yöreler bu aşa “KAVURGA” derler. KAVUT veya KAVURGA, sac üzerinde yarı kavrulmuş buğdayı iri şekilde değirmende öğütüp pilavı yapılır ve tereyağı dökülüp yenilir veya şekerli suda pişirilip helvası yapılır.
* Afyon Karahisar’da : Makam-ı Hızır * Azerbeycan’da : Hızır-ı Zinde * Amasya’da : Hızır-İlyas Tekkesi * Irak’da : Makam’ül Hadır * Bingöl’de : BingölGölü * Lübnan’da : Hz.HızırMakamı * Çorum’da : Hızırlık-Hıdırlık * Mısır’da : Hızır Kapısı * Hatay-Samandağ : Bir çok Hızır makamı * Seylan’da : Hızır Mağrası * Kütahya’da : Hızır Tekkesi * Suriye’de : Makam-ı Hz. Hızır * Sivas’ta : Hızır Direk * Merzifon’da : Hızırlık Tepesi * İzmir’de : Hızır-İlyas Boğazı * Edirne’de : Tekkiye Hızır * Denizli’de : Hıdırlık Sultan
Sayın Canlar! Üç gün oruç tutup ebedi hayata kavuştuklarını kutladığımız ve lokmalar yetirip kurbanlar kestiğimiz HIZIR-İLYAS Nebilerin kısaca tanımı böyledir. Hızır-İlyas “kültürünü” anlatmak için takvim yapraklarının kâfi gelmeyeceğini takdir edersiniz. Bu vesile ile sevginin, aşkın ilmini, irfanını ve sıkıntılardan uzak mutlu bir yaşamın, Ulu Mevla’m tarafından insanlığa lütf-u ihsan edilmesini niyaz ederim. |